Şimdi yükleniyor

DEVLETİN BEKASI VE VEFANIN NİŞANESİ BİR ŞEREF NÖBETİDİR 181 YIL Güney YILDIRIM Yazdı…

Türk devlet geleneğinde “beka” sadece sınırları korumak değil, o sınırları canı pahasına muhafaza eden iradeye sahip çıkmaktır. Bu hafta, Türk Polis Teşkilatı’mızın 181. kuruluş yıl dönümünü kutlarken, aslında bir asrı aşan o dev çınarın köklerinde yatan fedakârlığı, akıtılan terin ve dökülen kanın kutsiyetini bir kez daha idrak ediyoruz. Zira biz biliyoruz ki, vatanı savunmak sadece bir görev değil, bir iman meselesidir.

Bu anlamlı haftada, İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi’nin gerçekleştirdiği bir ziyaret, sadece bir protokol görevi değil, devletin kendi kahramanına duyduğu vefanın en somut nişanesi olmuştur. Sayın Bakan’ın, 15 Temmuz gecesi vatanı, bayrağı ve millet iradesini korumak için gövdesini siper eden, o karanlık geceyi ferasetiyle aydınlayan Cumhurbaşkanı Başdanışmanımız ve Gazimiz Sayın Turgut Aslan’ı ziyareti; devletin asaletini ve ahde vefasını temsil etmektedir.

15 Temmuz’un Sönmeyen Meşalesi: Turgut Aslan

Sayın Turgut Aslan, 15 Temmuz’un o zifiri karanlığında “Ya istiklal ya ölüm” diyenlerin safında, en önde duran bir vatan evladıdır. Onun şahsında tecessüm eden o sarsılmaz irade, aslında Malazgirt’ten Çanakkale’ye uzanan o kadim Türk şuurunun günümüzdeki yansımasıdır. Bir gazi, yaşayan bir şehittir. Onlar, ölümü öldürenlerin yolundadırlar. Rabbimiz, Al-i İmran Suresi 169. ayette buyurduğu üzere:

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında rızıklanmaktadırlar.”

İşte bu ilahi müjde, Turgut Aslan gibi kahramanlarımızın ve toprağa düşen aziz şehitlerimizin manevi zırhıdır. Sayın Bakan’ın bu ziyareti, kahramanlarımızın asla yalnız olmadığını ve onların fedakârlığının devlet hafızasında en müstesna yerde tutulduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.

Geçmişten Geleceğe Kutsal Emanet

Bizim tarihimiz, “İnsanı yaşat ki devlet yaşasın” düsturuyla yoğrulmuştur. Bugün 181 yaşına basan Emniyet Teşkilatımız, Nizamülmülk’ün adaletinden Şeyh Edebali’nin ferasetine uzanan o “Görünmez Muhafızlık” anlayışının bugünkü koruyucusudur. Nitekim Şura Suresi 40. ayette buyurulduğu gibi: “Kim sabreder ve bağışlarsa, şüphesiz bu, azmedilmeye değer işlerdendir.” Gazilerimizin sabrı ve şehitlerimizin azmi, bu devletin en büyük sermayesidir. Bugün huzur içinde nefes alabiliyorsak, bunu geçmişten bugüne toprağa düşen her bir şehidimize ve göğsünü mermilere siper eden her bir gazimize borçluyuz.

Bakan Çiftçi’ye Bir Teşekkür Borcu

Bir köşe yazarı olarak şunu ifade etmeliyim ki; Sayın Bakan Mustafa Çiftçi’nin bu vefalı duruşu, devletin şefkatli elinin ve kararlı iradesinin kahramanlarımızın üzerinde olduğunun en büyük göstergesidir. Teşkilatın 181 yıllık onurlu birikimini bu denli anlamlı bir ziyaretle taçlandırmak, sadece bugünü değil, gelecekte bu kutlu bayrağı devralacak gençlerimize de en büyük mesajdır: Devlet, kahramanını asla unutmaz!

Bu vesileyle, başta Sayın Turgut Aslan olmak üzere, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmetle yâd ediyor, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum.

Emniyet Teşkilatımızın 181. yılı kutlu, menzili her daim muzaffer olsun.

Güney YILDIRIM…

Bu haberi paylaşın: