BİR FİLM, BİR PROFESÖR VE PERDE ARKASINDAKİ AZAZEL’İN ÇOCUKLARI Devletin Bekası Kitabının Yazarı Güney YILDIRIM Yazdı
Değerli okurlarım,
Bazen gerçekleri görmek için sadece gözümüzün önündeki perdeyi aralamak yetmez; yıllar önce “kurgu” maskesiyle önümüze konulan senaryoların içine gizlenmiş karanlık şifreleri çözmek gerekir. Bugün size, 1998 yılında çekilen ve o dönem “ne güzel bilim kurgu yapmışlar” diyerek izlediğimiz bir filmden; bugün ise o filmin içindeki zehri deşifre eden bir bilim insanımızın uyarılarından bahsetmek istiyorum.
Hatırlayanınız olacaktır; “Gizli Dosyalar” (The X-Files) filmi… Sahneleri gözünüzün önüne getirin: Gizli askeri laboratuvarlar, kapalı kapılar ardında yürütülen genetik programlar, masum görünen arılar ve havada uçuşan o korkunç isim: Hanta Virüsü. 28 yıl önce bu sadece bir senaryoydu. Peki ya bugün?
Bugün Prof. Dr. Oytun Erbaş hocamız, o satır aralarına gizlenmiş derin komployu, insanlığın ve özellikle de Türk milletinin genetiğine, geleceğine kurulmuş o karanlık tezgahı deşifre ediyor. Oytun hoca aslında bizlere sessiz bir çığlıkla şunu söylüyor: “Uyanın! Tehlike düşündüğünüzden çok daha yakın ve çok daha sistematik!”
Kadim Düşmanlık: İblis’in Adem Soyuna Olan Kini
Bu mesele sadece bir sağlık sorunu ya da ekonomik bir kriz değildir. Bu, temeli insanlığın yaradılışına dayanan kadim bir savaşın bugünkü cephesidir. Kur’an-ı Kerim’de İblis’in Hz. Adem’e ve onun soyuna olan dinmek bilmeyen kini açıkça beyan edilmiştir:
“İblis dedi ki: ‘Öyleyse beni azdırdığın için, andolsun ki, ben de onları saptırmak için Senin doğru yolunun üstünde tuzak kurup bekleyeceğim. Sonra onlara önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından sokulacağım…'” (A’râf Suresi, 16-17)
İblis, bu kadim kinini bizzat sahaya inerek değil, ruhunu ona satmış, kalbi mühürlenmiş, “Azazel’in Çocukları” diyebileceğimiz hain ruhlu insanlar aracılığıyla yürütmektedir. Hadis-i Şeriflerde de belirtildiği üzere, fitne zamanlarında şeytanın askerleri her kılığa girerek insanlığın sonunu hazırlamaya yemin etmişlerdir. Bugün bu “kötü ruhlu maşalar”, laboratuvarlarda virüs üreterek, gıdalarla oynayarak ve genetik haritalarımızı çıkararak İblis’in vaadini gerçekleştirmeye çalışıyorlar.
Devletin Bekası ve Milli Duruş
Buradan devletimizin sorumlu makamlarına, milli güvenliğimizden sorumlu her bir yetkiliye beka meselesini kaleme almış bir yazar olarak sesleniyorum: Bu mesele “komplo teorisi” denilip geçilecek bir laubaliliği asla kabul etmez. Karşımızdaki yapı, dünyayı ve kadim Türk yurdunu yeni bir belanın içine çekmek için düğmeye basmıştır.
1998’de vicdanlı birileri o filmi çekip bir uyarı bıraktı. Bugün ise milli bilim insanlarımız bu uyarıyı bilimsel verilerle önümüze koyuyor. Oytun hocamızla derhal istişare edilmeli; bu derin komplonun biyolojik, teknolojik ve sosyolojik tüm sac ayakları tespit edilerek imha edilmelidir.
Unutmayın; laubalilik, tarihin her döneminde felaketi davet etmiştir. Türk devleti, evlatlarını ve geleceğini birilerinin laboratuvar faresi yaptırmayacak kadar kudretlidir. Perde arkasındaki karanlık vizyona karşı, çelikten bir irade ve ivedi bir önlem şarttır.
Sadece izlemeyin; görün. Sadece dinlemeyin; duyun. Çünkü yarın, bugün sustuklarımızın bedelini ödemek için çok geç olabilir. Bu makalemizi!
DUA İLE BİTİRELİM İNŞALLAH.
Ya Rabbi! Hz. Adem’den bu yana insanlığa düşmanlık eden İblis’in ve onun yeryüzündeki işbirlikçilerinin şerrinden bizleri muhafaza eyle. Ruhunu şer odaklarına satmış, vatanımıza ve neslimize göz dikmiş hainlerin tuzaklarını kendi başlarına makus eyle. Devletimizi baki, milletimizi uyanık, ordumuzu muzaffer kıl. Bizlere feraset, yetkililerimize basiret ihsan eyle. Neslimizi biyolojik ve manevi her türlü saldırıdan koru. Amin, amin, ecmain…
Bu haberi paylaşın:


