Şimdi yükleniyor

2028’e GİDERKEN VEFA ACABA BİR SEMT ADI MI? Devletin Bekası Kitabının Yazarı Güney YILDIRIM Yazdı.

 

Bismillâhirrahmânirrahîm.

“Şüphesiz biz sana apaçık bir fetih verdik. Ta ki Allah, senin geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlasın, sana olan nimetini tamamlasın, seni doğru yola iletsin ve Allah sana, şanlı bir zaferle yardım etsin.” (Fetih Suresi, 1-3)

Türk devletinin kadim çarkları, her devirde birbirine kenetlenmiş sarsılmaz sütunlar üzerinde döner. Bugün 2028 ufkuna bakarken; bir yanda devletin çelik iradesini temsil eden Reis Bey, diğer yanda Türk dünyasının ve milli bekânın sarsılmaz kalesi Türkmen Beyi Sayın Devlet Bahçeli bulunmaktadır. Bu muazzam yapının sokaktaki ve perdenin arkasındaki asıl harcı ise Ülkücü Hareket’tir.

Türkmen Beyi ve Ülkücü İradenin 2028 Seferberliği

Devlet aklının en keskin kılıcı, Sayın Devlet Bahçeli’nin nezdinde tüm Ülkücülerin sarsılmaz sadakatidir. Ülkücüler; sadece bir siyasi hareketin mensubu değil, devletin her hücresinde bekleyen, sessiz ama pusuda olan o “Milli Refleks”in adıdır.

Sokakları, mahalleleri ve milletin ta kendisini en iyi tanıyan bu kadrolar, 2028 seçimlerine giden kritik süreçte devletin en büyük güvencesidir. Türkmen Beyi, bu yapının görünen ve görünmeyen tüm unsurlarını büyük vasiyet etrafında kenetlemiş; vatanın bekasını her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmuştur. Ancak bu kutlu yürüyüşte, sahadaki isimsiz kahramanların ve fedakâr kalemlerin emekleri görülmeli, hakları teslim edilmelidir.

Gelenekten Geleceğe: Etnospor ve Okçular Vakfı

Bu büyük Beka Paktı’nın en dinamik kültürel halkasını, Etnospor ve Okçular Vakfı bünyesinde yürütülen çalışmalar oluşturur. Etnospor’un başındaki o kararlı irade; geleneksel sporlar, vakıflar ve milli şuur üzerinden devletin beşerî gücünü inşa etmektedir. Gençliği küresel kültürün tek tipleştirici baskısından kurtaran bu vizyonu büyük bir beğeni ve takdirle takip ediyoruz. Orada gerilen her yay, atılan her ok, atılan her adım; devletin geleceğine vurulmuş bir mühürdür.

“Devletin Bekası” Kitabının Sancısı ve Vefasızlık Sitemim

Bizler, kalemimizi hiçbir zaman şahsi ikbal için kullanmadık. Arif olanlar bilir; 2018 yılından bu yana tüm imkânsızlıklara rağmen, kalemiyle ve kalbiyle Cumhur İttifakı’nın ve devletin bekasının yanında dimdik duran bir yazar, bir gazeteci ve bu milletin öz bir evladı olarak mücadele veriyoruz.

Daha önce kaleme aldığımız ve rüştümüzü ispat ettiğimiz “Devletin Bekası” adlı eserimizi, tam 300 aşkın Cumhur İttifakı mensubuna bizzat ayaklarına giderek hediye ettik. Ancak ne acıdır ki, bir Allah kulu arayıp da bir teşekkür dahi etmedi. Buradan sormak gerekiyor:

Bu vurdumduymazlık niye? Bunun adı vefasızlık değil de nedir?

Eğer bu kutlu davaya ömrünü, uykusuz gecelerini ve tüm imkânlarını feda edenlerin emeği görülmezse, şimdiden soruyorum: Bu kadar vefa duygusundan yoksun kadrolarla nasıl seçim kazanılacak, 2028 sandıklarından nasıl zaferle çıkılacaktır?

Vefa illa vefa: Nasihat ve Hakikat

Bizlerin bu kutlu yürüyüşü ve sitemi, inancımızın gerektirdiği ahlaka dayanmaktadır. Sadece bu ülkenin çilekeş ve sabırlı insanlarının duasıyla ayakta kalan bu mücadelede, vefanın önemi Kur’an-ı Kerim’de şöyle vurgulanmaktadır:

“Allah’a verdiğiniz sözü tutun. Yeminlerinizi pekiştirdikten sonra bozmayın; zira Allah’ı üzerinize şahit tutmuştunuz. Şüphesiz Allah, yaptıklarınızı bilir.” (Nahl Suresi, 91)

“Andolsun, onlar daha önce Allah’a söz vermişlerdi; ‘arkalarına dönüp kaçmayacaklarına’ dair. Allah’a verilen söz ise sorumluluk gerektirir.” (Ahzâb Suresi, 15)

Yakında çıkacak olan yeni eserimiz “Devletin Bekası II” ile bu kadim yürüyüşe olan sadakatimizi bir kez daha ilan edeceğiz. Yalnız bu emeğimizde görülmezse eğer! O zaman taşlar benim şahsımda tam yerine oturacak. Bizde işte o zaman kendimize yeni bir yol haritası çizeceğiz. Reis Bey her zaman ne diyor? Marifet iltifata tabidir. Liderin etrafındaki kadrolar liderin sözünü çiğniyorsa artık sözün ve hizmetin bittiği noktaya gelinmiş demektir. Perdenin arkasında, sokağın nabzını tutan, Anadolu’nun sesini dinleyen fedakâr insanların ve samimi kalemlerin sesi susmayacaktır.

Son Kelam…

Emanet; çilekeş milletimizin duasında, Ülkücülerin siperinde ve bu davaya gönül verenlerin kalemindedir. 2028 mühürü, ancak vefayı bilen, kadir kıymet anlayan o çelik iradeli nesillerin elinde vurulacaktır.

Zira Yüce Allah şöyle buyurur:

De ki: “Ey mülkün sahibi olan Allah’ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çeker alırsın. Dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır senin elindedir. Şüphesiz sen her şeye hakkıyla gücü yetensin.” (Âl-i İmrân Suresi, 26)

Bu haberi paylaşın: