Mamak’ın Soğuk Duvarlarından Keş Dağları’nın Şehadet Beyazına Uzanan Bir Hayat: Muhsin Yazıcıoğlu. Güney Yıldırım Yazdı.
Bazı hayatlar vardır ki, bir milletin vicdan pusulası olur. Muhsin Yazıcıoğlu, hayatını “düz yaşamaya, dik durmaya ve doğru gitmeye” adamış; Türk-İslam ülküsünü sadece dillerde değil, bizzat çilenin içinde yaşatmış bir Anadolu yiğidiydi.
Onun hikayesi, genç yaşta omuzladığı vatan derdiyle başladı. Ülkücü hareketin en zorlu dönemlerinde, vatan sevdası uğruna girdiği Mamak Cezaevi’nin soğuk hücrelerinde bile inancından ve nezaketinden taviz vermedi. Beş buçuk yıl süren o karanlık ve rutubetli hücre hapsi, onu yıldırmak yerine çelikleştirdi. O hücrede, kağıda dökülen her kelime aslında bir direnişti. İşte o meşhur “Üşüyorum” şiiri, sadece bir mevsimin değil, vatanı için her türlü bedeli ödemiş bir yüreğin sessiz haykırışıydı.
“Bir saniyesine bile hükmedemediğimiz bir dünya için fırıldak olmaya gerek yok” diyerek siyasetin kirlenmiş dehlizlerinde tertemiz kalmayı başaran Muhsin Başkan, hayatı boyunca eğilmedi, bükülmedi. Ancak ne acıdır ki, ömrünü adadığı vatan topraklarında, karanlık ellerin kurguladığı bir kumpasla, sisli ve karlı bir mart gününde Keş Dağları’nın sessizliğine hapsedildi.
Zamanında ulaşılamayan yardımlar, cevapsız kalan sorular ve o karlı dağlarda geçen amansız saatler… O, bir kazaya kurban gitmedi; inandığı değerler uğruna, sessizce hazırlanan bir kumpasın ortasında şehadet şerbetini içerek sonsuzluğun sahibine yürüdü. Cezaevinin soğuğundan dağların karına uzanan o ince çizgide, kaderi hep “üşümek” ile yazılmıştı ama o, davasının sıcaklığıyla milyonların kalbini ısıttı.
Geriye ise o vakur duruşu ve o sarsıcı mısraları kaldı:
“Huzur dolu içim, benliğim huzurla doldu,
Ben sonsuzluğu düşünüyorum,
Ey sonsuzluğun sahibi, sana ulaşmak istiyorum,
Durun kapılar, açılın kapılar,
Girmek istiyorum…
Güneşle beraber yürümek istiyorum…
Sonsuzluğun sahibine ulaşmak istiyorum…”
Vefatının yıl dönümünde; dürüstlüğün, cesaretin ve lekesiz bir geçmişin sembolü olan Muhsin Yazıcıoğlu’nu rahmet ve özlemle anıyoruz.
Makamı âli, mekanı cennet olsun.
Bu haberi paylaşın:


