BİR ÖMÜR, 20 METREKARE VE ALTIN DEĞERİNDE BİR NASİHAT: “ÖNCE MESLEK, SONRA EKMEK”
Bugün eğitim sayfamızda, Bolu’nun tarihi Taşhan’ında 69 yıldır aynı heyecanla dükkanını açan, 77 yaşındaki altın ustası Hayati Karademir’in hikâyesine konuk oluyoruz. Bu sadece bir zanaat haberi değil; evladının eline “altın bilezik” takmak isteyen her anne ve babanın rehber edinmesi gereken bir hayat dersidir.
8 Yaşında Başlayan Büyük Yolculuk
Hayati Usta, mesleğe henüz oyun çağındayken, 8 yaşında adım attı. Dile kolay; tam 69 yıldır o 20 metrekarelik dükkanda sadece metale değil, sabra ve doğruluğa da şekil veriyor. İki evladını da bu tezgahın başında yetiştiren usta, bugün teknolojinin bile ayırt edemediği sahteliklerin karşısında, “temelden yetişmiş olmanın” verdiği o sarsılmaz dürüstlükle dimdik duruyor.
Anne ve Babalara Sesleniş: “Çırak, Usta Yanında Pişer”
Hayati Karademir, günümüz eğitim ve çalışma anlayışına dair çok kritik bir gerçeğin altını çiziyor. Bir çocuğun sadece okul sıralarında değil, hayatın ve emeğin tam kalbinde büyümesi gerektiğini savunuyor. Usta, ailelere şu altın öğüdü veriyor:
“Mesleki düzende bir çırak, mutlaka bir usta yanında yetişmelidir. Kendi babasının yanında rahat olur, ama bir ustanın yanında dikkatli olmayı, takip etmeyi ve disiplini öğrenir.”
“Para Tamahı Değil, Sanat Sevdası”
Usta, günümüz gençliğinin ve ailelerin düştüğü en büyük tuzağa dikkat çekiyor: Önce para demek. Hayati Usta’ya göre eğitim, “Haftada kaç gün izin var?” ya da “Ne kadar maaş vereceksin?” sorusuyla değil; “Ben bu işi nasıl en iyi şekilde yaparım?” merakıyla başlar. Kendi çıraklığında sabah 7’yi 10 geçe dükkan açan o azim, bugünün dünyasında en büyük eksikliğimiz.
Neden Bir Meslek?
Hayati Usta’nın hikâyesi gösteriyor ki; bir meslek sahibi olmak, sadece para kazanmak değildir.
Karakter Eğitimi: Zorluklarla başa çıkmayı, kezzapla, siyanürle çalışırken dikkati ve sorumluluğu öğrenmektir.
Dürüstlük Sınavı: “Bizim meslekte dürüstlük esastır” diyen usta, sahtekarlığın kol gezdiği bir dünyada, temelden yetişen bir insanın kandırılamayacağını vurguluyor.
Gelecek Garantisi: Fabrikasyon ürünlerin arttığı bir çağda, el emeğinin ve gerçek uzmanlığın “altın” kadar değerli kalacağını kanıtlıyor.
Son Söz: Evlatlarınıza Altın Bir Gelecek Bırakın
Değerli ebeveynler; çocuklarımızı sadece sınavlara değil, hayata hazırlayalım. Hayati Usta gibi “temelden uğraşan” insanların azalması, el emeğinin değerini her geçen gün artırıyor. Evlatlarınızın eline sadece bir diploma değil, ömür boyu kimseye muhtaç olmayacakları bir “altın bilezik” yani bir meslek verin.
Unutmayın; Hayati Usta’yı 77 yaşında hâlâ dinç, saygın ve üretken kılan şey, 8 yaşında eline aldığı o ilk çekicin ve ustanın verdiği terbiyenin gücüdür…
Bu haberi paylaşın:


