BİR DAHA 15 TEMMUZ’LAR YAŞANMASIN DİYE MUHAFIZ’IN DERİN BAKIŞI: O GECE; ŞEHADETİ KUŞANAN BİR MİLLETİN DOĞUŞU Devletin Bekası I ve II Kitaplarının Yazarı Güney YILDIRIM Yazdı.

BİR DAHA 15 TEMMUZ’LAR YAŞANMASIN DİYE MUHAFIZ’IN DERİN BAKIŞI: O GECE; ŞEHADETİ KUŞANAN BİR MİLLETİN DOĞUŞU

Devletin Bekası I ve II Kitaplarının Yazarı Güney YILDIRIM Yazdı.

MİLLETİN İMANIYLA YAZILAN DESTAN VE ŞEHADET NİŞANESİ

15 Temmuz; tanklara, silahlara ve tarihimizin gördüğü en karanlık ihanete karşı milletimizin sarsılmaz imanıyla yazdığı eşsiz bir destandır. Kur’an-ı Kerim’de buyurulduğu üzere:

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölü sanmayın. Bilakis onlar diridirler; Allah’ın, lütuf ve kereminden kendilerine verdikleri ile sevinçli bir halde Rableri yanında rızıklara mazhar olmaktadırlar.” (Âl-i İmrân, 169)

O gece şehadete koşan kahramanlarımız, bu ayetin tecellisiyle vatanın bağrında ebedi bir hayata adım attılar. Vatanın bölünmez bütünlüğü için gözünü kırpmadan görevini yerine getiren kahramanlarımız, canlarını bu topraklar uğruna feda ettiler.

Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Zekai Aksakallı’nın emrini alan Şehit Ömer Halisdemir’in, “Vatan için canım feda olsun” sözü, sadece bir emir komuta zinciri değil, aynı zamanda Türk milletinin bağımsızlık ruhunu ölümsüzleştiren bir şeref nişanesiydi. Cenab-ı Hakk’ın “Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet hazırlayın” (Enfâl, 60) emrine uyarak, silahsız göğüslerini tanklara siper eden bu millet, iradesine ve istikbaline sahip çıkmıştır.

BİR DAHA İHANETE GEÇİT VERMEMEK: DEVLETİN BEKASI VE ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER

15 Temmuz gecesi kazanılan zafer, sadece bir darbe girişiminin bastırılması değil, devlet aklının ve milli şuurun yeniden teyit edilmesidir. Ancak bir daha benzer acıların ve ihanetlerin yaşanmaması için “Muhafız” iradesiyle devletin bekasına dönük stratejik tedbirlerin tavizsiz şekilde hayata geçirilmesi zorunludur:

Sadakat Dengesi: Devlet mekanizmasında görev alacak kadroların sadece yetkinlik değil, şartsız bir vatan sadakatiyle donatılması gerekmektedir.

Kritik Bürokraside Çelik Çekirdek Denetimi: Devlet gücünün, ehliyetsiz ve iş bilmez kişilerin eline geçmesini engelleyecek, siber ve istihbari düzeyde sürekli bir denetim mekanizması şarttır.

Gayri Nizami Tehditlere Karşı Dijital Kalkan: Medya, siber alan ve finans ağlarında covert (gizli) operasyonlara izin vermeyecek yerli ve milli güvenlik konsepti derinleştirilmelidir.

İŞ BİLMEZ KADROLARIN TEHLİKESİ VE MUHAFIZ’IN İÇ YANGINI

Devletin gücü ve stratejik imkanları, basiretsiz ve iş bilmez kişilerin eline geçerse; sadece Türkiye Cumhuriyeti değil, Balkanlar’dan Kafkaslara, Ortadoğu’dan Türkistan’a kadar bize umut bağlamış tüm mazlum halklar sonu gelmez büyük çilelere ve felaketlere düçar olur. Türkiye, coğrafyasının ve köklü tarihinin getirdiği sorumluluk gereği sadece kendi sınırlarından ibaret değildir.

İşte tam bu noktada, mukaddes yükün bilincinde olan “Muhafız”, devlet imkanlarının zafiyete uğrama ihtimalini, milletin ve mazlum coğrafyaların çekebileceği acıları düşündükçe gece gündüz kendini yemekte, adeta için için yanmaktadır. Bu dert, Muhafız için şahsi bir kaygı değil, bin yıllık devlet tecrübesinin ve ümmetin mesuliyetinin bir tezahürüdür.

HEDEFTEKİ LİDERLİK VE SOYLARA UZANAN DÜŞMANLIK

15 Temmuz kumpasını kurgulayan iç ve dış şer odakları, milli duruşun sembolü olan Reis Bey’i ve Türkmen Bey’i saf dışı bırakmayı ana hedef olarak belirlemişlerdir. Ancak düşmanlık sadece bu iki liderle ve onlara omuz veren vatansever kadrolarla sınırlı kalmamıştır. İhanet şebekeleri ve küresel efendileri; Reis Bey’i, Türkmen Bey’i ve onlara destek veren çelik iradeyi, kendi soylarını dahi hedef alarak kıyamete kadar amansız düşman ilan etmişlerdir.

Bu amansız ve nesiller boyu sürecek düşmanlık karşısında; Muhafız’ın yürüttüğü stratejik çalışmalar, geliştirdiği derin güvenlik konseptleri ve siber/operasyonel hazırlıklar çok daha hayati bir anlam kazanmaktadır. Muhafız’ın çalışmaları, sadece bugünü korumakla kalmayıp geleceğimizi ve nesillerimizi de teminat altına alan sarsılmaz bir sur niteliğindedir.

Aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla anıyor; gazilerimize şükranlarımızı sunuyoruz. Allah bu millete bir daha 15 Temmuz gibi acılar yaşatmasın. Bayrağımız sonsuza kadar göklerde dalgalansın, ezanlarımız dinmesin, vatanımız ilelebet hür kalsın.

Ne mutlu vatanı uğruna can verenlere… Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Sadık Muhafız ve Muhafızlar nöbette olursa eğer Devlet ebediyen Payidar kalacaktır inşallah. Yazı Serisi – 10

Bu haberi paylaşın: